Vergi Dünyası
  • Üye Ol
  • Sepetim

    Sepetinizde 0 ürün var

Mart 2017

Ticari Deftere İlişkin Zayi Belgesi Ve Ticaret, Vergi Ve Vergi Ceza Hukuku Yönünden Sonuçları

Eski Baş Hesap Uzmanı Av. BEKİR BAYKARA
Tacir sıfatını haiz olan gerçek ve tüzel kişiler, Kanunda belirtilen defterleri tutmak, defterleri ve defter kayıtlarının dayanağı olan belgeleri özenli bir şekilde saklamak zorundadır. Defterler özen ve dikkatle saklandığı halde defterler irade dışı, yangın, su basması, deprem, hırsızlık gibi nedenlerle elden çıkabilir. Bu durumu öğrenen tacirin, öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün içinde işletmenin bulunduğu yer yetkili mahkemesine “zayi belgesi” almak için başvurması gerekir. Zayi belgesi almayan tacirin, ihtilaf halinde ibrazdan kaçınmış sayılarak, davayı kaybetme riski büyüktür. Aynı şekilde, defterleri zayi olan ancak zayi belgesi almayan tacir, defter ve belgelerini vergi incelemesi için ibraz edememesi nedeniyle, vergi tarh ve ceza kesme işlemlerine muhatap olur. Tacir ayrıca hapis cezası ile karşı karşıya kalabilir. Zayi belgesi konusunda verilen karar, kesin hüküm teşkil etmez. Bu, kararın aksi ispat edilebilir demektir. Bu nedenle, vergi mahkemesi ve ceza mahkemesi karar verirken, bu hususu dikkate alır. Bu, zayi belgesi almanın yaptırımlardan yüzde yüz kurtulmak anlamına gelmediğini gösterir. Ancak zayi belgesi almamak, elde olmayan nedenlerle defterlerin kaybolduğuna ilişkin başka bir ispat imkânı da yoksa, kuşkusuz daha büyük tehlike ile karşılaşmak demektir.
Bu İçeriği Görüntüleyebilmek İçin Aşağıdaki Ürünleri Satın Alabilirsiniz.

İlgili Diğer Yayınlar

    Hemen Satın Al