Vergi Dünyasını Keşfet
Popüler Başlıklar
- Birleşme Bölünme Ve Tür Değiştirme Hallerinde Vergi Uygulamaları
- Yargı Kararı Derlemesi -2: Dar Mükellef Kurumlara Yapılan Ödemelerde Vergilendirme
- Tevsi Yatırımlarda İndirimli Kurumlar Vergisi Hesaplaması
- Dönem Sonu Değerleme İşlemleri
- Avans Kar Paylarının Şirkete Geri Çağrılmasının Vergisel Sonuçları
Vergi Dünyası Hesabım
- Üye Ol
-
Giriş
Yeni Üye Ol
Üye hesabı oluşturarak, daha hızlı alışveriş yapabilir, yeni ve eski siparişlerinizin durumunu güncel takip edebilirsiniz.
Yeni Üye Ol -
Sepetim
Sepetinizde 0 ürün var
- Arama
BİLGİ
BİLGİ
Mart 2017
Uluslararası Vergi Dünyası
Vergi Dünyası Dergisi
200
Sepete Ekle
ULUSLARARASI VERGİ DÜNYASINDAN HABERLER
OECD, Birleşmiş Milletler, IMF ve Dünya Bankası Tarafından Gelişen Ekonomiler İçin Ortak Hazırlanan Bir Transfer Fiyatlandırması Uygulama Aracının Taslağı Duyuruldu (https://goo.gl/JyeLCR)
OECD, Birleşmiş Milletler, IMF ve Dünya bankasının katılımıyla Nisan 2016’da bir platform oluşturulmuştu. Bu platform söz konusu dört organizasyon arasında vergisel konulara ilişkin işbirliğinin geliştirilmesi amacını gütmektedir. Bu platform, geçmişte, vergi teşvikleri ve gelişen ekonomilerde vergi kapasitesinin inşası konularında iki rapor düzenlemişti.
Hazırlanan son taslak raporla, özellikle piyasaya dayalı emsaller bulmak konusunda güçlük çeken gelişen ekonomilerin, transfer fiyatlandırması değerlendirme süreçlerine katkı yapılması amaçlanmaktadır. Taslağa göre emsal verilerin bulunmasındaki güçlük çoğu gelişen ekonomi için önemli bir sorundur ve taslak bu soruna çözüm üretmeyi denemektedir.
Hindistan: Transfer Fiyatlandırmasında İkincil Düzeltime Konu Yeni Uygulamalar Gündemde (https://goo.gl/YZxTLb)
Hindistan’da yurt dışı grup şirketleriyle ve/veya ana işletmeleriyle işlemeleri bulunan mükellefler, yeni önerilen transfer fiyatlandırması düzenlemelerinin hayata geçirilmesi sonrasında kendilerini daha kötü bir dünyada bulabilirler.
Basit olarak açıklamak gerekirse, önerilen yeni düzenlemeler uyarınca, Hindistan’daki bir şirketin kurum kazancı transfer fiyatlandırması hükümleri kapsamında artırıldığında, artırılan bu tutarın belirli bir süre içinde yurt dışından Hindistan’a geri getirilmesi gerekecektir. Aksi durumda, söz konusu tutar Hindistan mukimi şirket tarafından yurt dışındaki ilişkili şirketine verilmiş borç olarak muameleye tabi tutulacak, bu tutarın üzerinden faiz hesaplanması ve bu faiz üzerinden de kurumlar vergisi ödenmesi gerekecektir.
Hindistan Vergi İdaresi Etkin Yönetim Merkezi Kavramını Açıklayan Bir Rehber Yayımladı (https://goo.gl/4nHKw2)
Hindistan Vergi İdaresi şirketlerin etkin yönetim merkezinin bulunduğu yerin ne şekilde ortaya konulacağına ilişkin bir rehber yayımladı. Rehbere göre etkin yönetim merkezinin bulunduğu yerin belirlenmesine yönelik test, bir özün önceliği (substance over form) testidir. Buna göre, etkin yönetim merkezinin belirlenmesi, bir şirketin Hindistan dışında aktif bir ticari faaliyetinin bulunup bulunmadığı temelinde değerlendirilecektir.
Hindistan’da kurulmamış olan bir şirketin, etkin yönetim merkezi kriteri yoluyla Hindistan’da mukim olup olmadığının belirlenmesinde kullanılacak yöntem, 2015 yılında Hindistan Vergi Kanununda yapılan değişikliklerle yeniden dizayn edilmişti. Değişen bu kurallara göre yabancı bir şirket, ilgili yılda Hindistan’da etkin yönetim merkezine sahip ise, bu şirket Hindistan’da mukim olarak kabul edilecektir. Bu değişikliklerden önce yabancı bir şirketin etkin yönetim merkezi kriteri altında Hindistan’da mukim sayılması için şirketin tüm yönetim ve kontrol işlevinin Hindistan’da yürütülmesi gerekmekteydi.
Yeni rehber etkin yönetim merkezinin belirlenmesinde dikkate alınacak genel ilkeleri, aşağıdaki gibi ortaya koymuştur.
• Etkin yönetim merkezinin belirlenmesi olayın olgu ve koşullarına bağlıdır.
• Etkin yönetim merkezinin belirlenmesine yönelik test bir özün önceliği testidir.
• Şirketin birde fazla yönetim yeri olabilir ancak tek bir etkin yönetim merkezi olmalıdır.
• Rehberdeki genel ilkelerin hepsi aynı önemdedir.
• Test sonucunda bir şirketin etkin yönetim merkezinin hem Hindistan’da, hem de Hindistan dışında bulunduğu tespit edilmişse, sadece Hindistan’daki yönetim işlevi diğerine göre daha baskın bir özelliğe sahip olduğunda etkin yönetim merkezinin Hindistan’da bulunduğu kabul edilecektir.
Rehber etkin yönetim merkezi testine ilişkin ayrıntılı koşulları da açıklamıştır.
AC Treuhand Olayı ve Cezaların İsviçre Kurumlar Vergisi Matrahından İndirilmesi (https://goo.gl/WDhWCr)
İsviçre Yüksek Mahkemesi’nin 26 Eylül 2016 tarihli kararı ile uzun süredir devam eden bir belirsizlik te son buldu. Bu belirsizlik, ödenen cezaların kurumlar vergisi matrahından indirimi ile ilgilidir. Üst mahkeme kararı, suç eylemleriyle ilgili para cezaları yanında idari para cezaları için de geçerliliğe sahip olup, cezanın İsviçre ya da yabancı devletler tarafından kesilmesinin bir önemi yoktur. İsviçre’nin geçmiş uygulamalarına bakıldığında, bu cezaların vergi matrahlarından indirimi belirsizlik taşımaktaydı.
ABD’de 2008 yılı finansal krizi sonrasında hayata geçirilen ve İsviçre Banka Programı olarak adlandırılan ABD Adalet Bakanlığı soruşturmaları açısından bakıldığında, yukarıda belirtilen İsviçre Yüksek Mahkemesi kararı İsviçre bankaları için özellikle önemlidir. Mahkeme kararının kapsamı; ceza mahkemeleri, rekabet kurulları, finansal sistem düzenleyicileri, çevre komisyonları ve sağlık otoriteri tarafından kesilen cezalara da uygulanacak şekilde geniştir.
İsviçre’de faaliyette bulunan AC Treuhand isimli bir şirket, AB Komisyonu’nun 2009 yılında verdiği bir kararla, birçok şirketle birlikte, kimya sektöründe fiyat sabitleme girişimleri sonucunda rekabete aykırı hareketleri nedeniyle cezalandırılmıştır. Kartel benzeri yapıya; toplantıları ayarlamak, bu toplantılara katılmak ve ayrıca piyasa verilerinin toplanması ve paylaşılması gibi yollarla yardımda bulunduğu iddia edilen şirket, AB Komisyonu tarafından 348.000 Euro para cezasıyla cezalandırılmıştı.
AC Treuhand isimli şirket 2009 yılı mali tablolarında bu ceza için karşılık ayrılmış ve kurumlar vergisi matrahından indirilmiştir. Zürih Vergi İdaresi bu indirimi kabul etmemiş ve cezanın ticari kazancın elde edilmesiyle ilgili olmadığını, indirimin reddedilme gerekçesi olarak belirtmiştir. AC Treuhand konuyu mahkemeye taşımış ve mahkemeye taşınan olay sonucunda söz konusu cezanın kurumlar vergisi matrahından indirilmesine izin verilmemesi uygun görülmemiştir. Nihayetinde olay İsviçre Yüksek Mahkemesi’nin önüne gelmiştir.
Üst mahkemeye göre; kural olarak, cezalar ve mali yaptırımlar kurumlar vergisi matrahından indirilebilir nitelikte ödemeler değildirler. Çünkü bunların ticari faaliyetin maliyetleriyle ilişkilendirilmesi söz konusu olamaz. Bununla birlikte mali yaptırım, yasal olmayan şekilde sağlanan kazancın (olayda rekabet ihlali) eski haline getirilmesi (haksız rekabetten sağlanan kazancın ceza olarak ödenmesi) şeklinde uygulanıyorsa, yaptırım tutarının kurumlar vergisi matrahından indirimi mümkündür.
Bu karar sonrası, İsviçreli bankaların“İsviçre Banka Programı” kapsamında ABD’li kişilerin vergi kaçırmalarına yardım ettikleri gerekçesiyle ABD Adalet Bakanlığı’na ödedikleri uzlaşma cezalarını, kurumlar vergisi matrahlarından indirmeleri mümkün görünmektedir.
Avustralya’da Transfer Fiyatlandırması Hükümleri Güncellenerek Cezalar Artırılıyor (https://goo.gl/lAJiIY)
Avustralya hükümeti yeni bir tasarıyı parlamentoya gönderdi. Tasarı transfer fiyatlandırmasına yönelik üç değişiklik içermektedir. Tasarıya göre;
• Global hasılatı 1 Milyar Avustralya Dolarını aşan çok uluslu işletmelerin üyesi olan şirketler 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemlerinde örtülü kazanç aktarımı nedeniyle yol açtıkları vergi kaybına ilaveten bunun %40’ı oranında ceza ödemek zorunda kalacaklar.
• OECD’nin global tedarik zinciri boyunca yaratılan değeri yansıtan değişen transfer fiyatlandırması rehberi ile uyuma yönelik iç hukuk hükümleri gündeme getirilmiştir.
• Belgelendirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen veya eksik yerine getiren şirketlere 525.000 Avusturalya Dolarına kadar ceza kesilmesi mümkün olabilecektir.
Japonya Vergi İdaresi ABD’li Sınırlı Sorumlu Ortaklıkları (Limited Partnership-LP) Mali Açıdan Saydam Olarak Değerlendirdi (https://goo.gl/qBtF4J)
•
Japonya ulusal vergi ajansı (National Tax Agency (the NTA)) internet sitesinde bir açıklamada bulunarak ABD’li sınırlı sorumlu ortaklıkları (limited partnership (US-LP)) Japonya açısından Japonya-ABD çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerinin uygulanmasında mali açıdan saydam (fiscally transparent) yapılar olarak değerlendirdiğini duyurdu. Bunun bir sonucu olarak US LP’nin Japon ortakları, vergi anlaşmasındaki diğer koşullar da sağlandığında anlaşmanın getirdiği kolaylıklardan yararlanabilecekler. Bu açıklamayla, Japonya Yüksek Mahkemesi Mahkemesi’nin 2015 yılında verdiği ve ABD’de kurulu bir Delaware LP’nin mali açıdan saydam olarak kabul edilmeyeceğine yönelik kararı sonrası oluşan belirsizlik ortadan kalkmıştır.
İtalya Yüksek Mahkemesinin Holding Şirketler İçin Verdiği Gerçek Lehdar Kararı Önemli Bir Yol Gösterici Niteliğinde (https://goo.gl/WauzkD)
2016 yılının son günlerinde İtalya Yüksek Mahkemesi Fransa-İtalya çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması kapsamında bir saf holding şirketin (pure holding company) elde ettiği temettüleri gerçek lehdar (beneficial owner) kavramı açısından değerlendiren bir karar vermiştir.
Yüksek mahkemeye göre; gerçek lehdarlık durumu, olgusal olarak temettüleri tahsil eden holding şirketinin niteliğine ve bunun operasyonları sırasında tipik olarak yerine getirdiği işlevlere göre belirlenmelidir.
Bir holding şirketin, organizasyon yapısı; iştiraklerin koordinasyonu ve kontrol edilmesi ve ortaklar genel kuruluna katılarak temettüleri tahsil etmesi işlevleri için yeterli olabilir. Bununla birlikte söz konusu karar, uyarınca bir holding şirketin gerçek lehdar olup olmadığı durumu organizasyon yapısı temelinde değerlendirilemez. Gerçek lehdarlık durumu, şirketin alınan temettüleri kendi bünyesinde tutma konusundaki fiili kapasitesi temelinde (bu temettüleri bir başka yapıya ödeme yükümlülüğünün aksine) analiz edilmelidir.
İtalya’da mukim bir şirket Fransa’da mukim ana şirketine 2002 yılında temettü ödemesinde bulunmuş ve söz konusu ödemeye Fransa-İtalya Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasının 10’uncu maddesi uyarınca %5 oranında stopaj uygulanmıştır. Fransa’daki ana şirket ise İtalya Vergi İdaresinden söz konusu stopajın iadesini talep etmiştir.
Anlaşmanın getirdiği bu kolaylıktan yararlanmak için Fransa mukimi şirketin temettülerin gerçek lehdarı olması ve etkin yönetim yerinin de Fransa’da bulunması gerekmektedir.
İtalya vergi idaresi iade talebini kabul etmemiştir. Bunu da, söz konusu şirketin bir kanal (conduit) şirket olduğu, sadece vergi anlaşmasının getirdiği kolaylıklardan yararlanmak için kurulduğu ve tahsil ettiği temettüleri de ABD’deki ana şirkete yeniden ödediği gerekçelerine dayandırmıştır.
Söz konusu şirket bu kararı mahkemeye taşımış ve vergi mahkemesinde davayı kazanmıştır. Bununla birlikte İtalya vergi idaresinin vergi mahkemesi kararını bir üst derece mahkemede temyiz etmesiyle birlikte vergi mahkemesi kararını değiştirmiş ve Fransa mukimi şirketin vergi anlaşmasından menfaat sağlamayacağına aşağıdaki gerekçelerle karar vermiştir.
• İtalya şirketi bir sahiplik zinciri yoluyla kontrol edilmekte ve gerçek lehdar fiilen ABD’de mukim holding bir şirket olarak ortaya çıkmaktadır. ABD ile İtalya arasındaki vergi anlaşmasında ise yurt dışı temettü kazançlarına vergi istisnası öngörülmemektedir.
• Fransa’daki holding şirket herhangi bir çalışana sahip değildir ve operasyonel varlıkları oldukça sınırlı düzeydedir. Dolayısıyla ticari faaliyet yürütmek için bir organizasyona sahip değildir.
• Fransa’da mukim şirket vergi iadesinin talep edildiği dönemde önemli seviyede bir yatırım ve hizmet faaliyetine sahip değildir.
• Fransa’daki ana şirketin etkin yönetim merkezi Fransa’da bulunmamaktadır.
Fransa şirketi yukarıdaki gerekçelere dayanan mahkeme karını bir üst mahkemede temyiz etmiş ve gerçek lehdarlık ve etkin yönetim merkezi kavramlarının saf holding şirketlerin (pure holding) kendine has doğası dikkate alınarak yorumlanması gerektiğini ileri sürmüştür.
Bu üst mahkeme alt derece mahkemesinin kararını bozarak, vergi idaresinin kararını verirken gerçek lehdar ve etkin yönetim merkezi kavramlarını yanlış yorumladığını ve hatalı bir şekilde ilgili tüm etmenleri dikkate almadığını belirtmiştir.
İtalya üst mahkemesine göre vergi anlaşmasındaki gerçek lehdar kavramının amacı, vergi anlaşmasının getirdiği kolaylıkların, temettü üzerinde tam bir hukuki ve ekonomik hakka sahip olan şirketlere sağlandığının garanti edilmesidir. Bundan dolayı söz konusu kolaylıklar özün önceliği ilkesi kapsamında bir ekonomik öze sahip olmayan ve sadece vergisel gerekçelerle kurulmuş şirketlere sunulamaz. Bundan dolayı gerçek lehdar kavramı vergi anlaşmaları bağlamında vergiden kaçınmayı önlemeye yönelik özel bir kuraldır. Bu kural İtalya iç hukuku ve AB hukukunun getirdiği kötüye kullanmayı önleme kuralları ile de uyumludur.
Bu açıklamaları yaptıktan sonra mahkeme, alt derece mahkemesinin kararını verirken kullandığı argümanların hiç birinin Fransa şirketinin gerçek lehdar olmadığını göstermeye yeterli olmadığına hükmetmiştir. Bu çerçevede holding şirketin faaliyetleri sadece; koordinasyon, kontrol ve ortaklar genel kuruluna katılım ile sınırlı ise ve şirket bu sınırlar içinde bir organizasyon seviyesine sahip ise bu durumun gerçek lehdarlık için yeterli görülmesi gerekir. Bu açıdan bakıldığında, bir saf holding şirket için gerçek lehdarlık durumu, operasyonel faaliyetleri de bulunan bir holding şirketin gerçek lehdarlık durumu için gerekli organizasyon yapısı dikkate alınarak ortaya konulamaz.
Birleşik Arap Emirlikleri: Ocak 2018’de Uygulamaya Başlanacak KDV Rejiminin Detayları Belirleniyor (https://goo.gl/JdBGtV)
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Körfez İşbirliği Teşkilatı’nın üyesi diğer devletlerle birlikte, 1 Ocak 2018’den itibaren bir dolaylı vergilendirme yapısı olan KDV rejimini uygulamaya başlayacak. Uygulanacak KDV oranı %5 olarak belirlenmiş olup, KDV yapısının detayları üzerinde çalışmalar ise devam etmektedir.
BAE Maliye Bakanlığı’nın internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, KDV sisteminin uygulanmaya başlamasından üç ay önce şirketler online bir şekilde mükellefiyet tesis ettirebilecekler. Ülkede KDV Kanunu üzerinde çalışmalar devam etmekte olup, çalışmalar tamamlandığında online olarak kamuoyuyla paylaşılacaktır.
İngiltere Vergi İdaresinin Vergi Kaçakçılığı ile Mücadele Birimi 6 Milyar USD Tutarındaki Vergi Kaybını Önledi (https://goo.gl/TcNTNi)
Uluslararası bir hukuk firması olan Pinsent Masons’a göre İngiltere Vergi İdaresi’nin Vergi Kaçakçılığı Soruşturma Birimi ( Tax-Fraud Investigation Service) 2016 yılında 5 Milyar Pound (6,24 Milyar USD) tutarında ilave vergi tahsilatı yaptı. Buna rağmen 2016 yılı tahminlerine göre vergi kaçakçılığı nedeniyle İngiltere’de 16 Milyar Poundluk bir vergi kaybı bulunmaktadır. Bu rakam ise İngiltere’de tahmin edilen toplam vergi kaybının (tax gap) yarısına tekabül etmektedir.
Vergi kaçakçılığı konusunda uzmanlaşmış bir birim olan “Vergi Kaçakçılığı Soruşturma Birimi” Temmuz 2015 de kurulmuştur. Bu birimde görevliler geçmişte ciddi incelemelerde bulunmuş olan ve tecrübeli özel vergi ve suç soruşturması uzmanlarından oluşmaktadır.
ABD Hazine Bonolarını Elinde Tutan Devletler: Japonya, Çin ve İrlanda! (https://goo.gl/78ppyC)
ABD Hazinesi tarafından yayımlanan son verilere göre yabancıların sahip olduğu ABD hazine kâğıtlarının piyasa değeri 5,9 Trilyon USD olup bunun 1,1 Trilyon USD’si Japonya, 1 Trilyon USD’si Çin ve 275 Milyar USD’si ise İrlandalılar tarafından elde tutulmaktadır.
Bununla birlikte İrlandalıların elinde tuttuğu ABD hazine kâğıtları, Leprikonların gökkuşağının bittiği yerde sahip oldukları altınlar kadar gerçekçi olabilir. (Leprikonlar, İrlanda mitolojisine göre kısa boylu, sakallı yaratıklardır ve zamanlarını ayakkabı imal ederek geçirirler. Gökkuşağının bittiği yerde saklı bir altın küpüne sahip olduklarına inanılır. (Benzetme The New York Times yazarı Paul Krugman tarafından yapılmıştır ))
İrlanda’nın verisine, vergiden kaçınmak amaçlı olarak İrlanda’da kurulmuş ABD’li şirketlerin elinde tuttuğu hazine kağıtları da dahil olabilir. Örneğin, Bloomberg’e göre Apple’ın İrlanda’daki şirketi olan Apple Operations International son beş yılda ABD hazine kâğıtlarından 600 Milyon USD faiz geliri elde etmiştir. Özet olarak İrlandalıların elinde tuttuğu ABD hazine kâğıtları verisi gerçeği yansıtmamaktadır.
İngiltere Vergi İdaresi (HMRC) Nakit Havuzu (Cash Pooling) Yapılarına Transfer Fiyatlandırması Açısından Yaklaşımlara Yer Verdiği Bir Rehber Yayımladı (https://goo.gl/7GDUsv)
İngiltere Vergi İdaresi (HMRC) nakit havuzu (cash pooling) yapılarına transfer fiyatlandırması açısından yaklaşımları açıkladığı yeni bir rehber yayımladı. Söz konusu rehber nakit havuzu yapılarının genellikle vergi planlaması amacıyla oluşturulmadığını ancak bazı karmaşık transfer fiyatlandırması meselelerine yol açtığını vurgulamaktadır. Bu karmaşık yapılar arasında;
• Nakit havuzuna yapılan katkıların (özellikle uzun dönemli yapılanların) nasıl tazmin edileceği,
• Nakit havuzundan yapılan borçlanmaların (özellikle uzun dönemli yapılanların) nasıl tazmin edileceği,
• Nakit havuzu yönetiminin nasıl tazmin edileceği,
• Nakit havuzu yapılarına iştirak edilmesinden sağlanan menfaatin bu havuza katılanlar arasında ne şekilde paylaştırılacağıdır.
Rehbere göre; nakit havuzu yapıları farklı hukuki ve sözleşme düzenlemelerine göre oluşturulduğundan, her bir yapı tam bir işlev analizi ve risk analizi temelinde birbirinden bağımsız şekilde ele alınmalıdır.
OECD’nin transfer fiyatlandırması rehberinde de konuyla ilgili olarak referans alınabilecek açıklamalar yer almaktadır. Örneğin, nakit havuzu düzenlemesinin “özü” (substance), bunların hukuki şekilleri, bunun yöneticisinin yeterli ölçüde sermayeye ve ilgili riskleri yönetmek için gerekli uzmanlığa sahip olup olmadığı gibi.
İsviçre’de Kurumlar Vergisi Reformu Referandumda Reddedildi (https://goo.gl/c5Nj7o)
İsviçre’nin kurumlar vergisi reformu önerisi referandumda kabul görmedi. 12 Şubat 2017’de yapılan referandumda seçime katılanların %59’u Kurumlar Vergisi Reformu III’e karşı oldukları şeklinde oy kullandı.
Söz konusu reform paketi kabul görseydi, İsviçre Federal Konseyi’nin uluslararası standartlarla uyumlu görmediği bazı kurumlar vergisi yapıları kaldırılmış olacaktı. İsviçre Federal Konseyi’nin uluslararası standartlarla uyumlu görmediği bu düzenlemeler, özellikle holding şirketlere uygulanan indirimli vergi oranlarını içermektedir.
Ülkenin uluslararası rekabet gücünü koruması için referandum konusu öneriler arasında, ülkede bulunan kantonlara gayri maddi varlık gelirlerine yönelik olarak özel patent box uygulamaları getirme opsiyonu verilmesi ve Ar-Ge harcamalarına önemli seviyede indirim olanağı da yer almaktaydı.
Irak Bazı Ürünlerin Gümrük Vergisi Oranlarını Artırdı (https://goo.gl/WQC7qs)
Irak Bakanlar Kurulu mevcut gümrük vergilerinde artıma giden bir kararnameyi imzaladı. Kararname Irak Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanarak Bakanlar Kuruluna sunulmuştu. Kararname uyarınca ithal edilen bazı ürünlerin gümrük vergisi oranı aşağıdaki gibi yeniden belirlendi
Ürün Eski Oran Yeni Oran
Sigara %25 %75
Meyve suları %30 %35
Televizyon %30 %35
Alkollü içecekler %80 %100
Klima %20 %25
Araba %15 %25
Türkmenistan’da Ticaretle Uğraşan Bazı Şirketlere Vergi İstisnası Getirildi (https://goo.gl/sxDmTp)
Türkmenistan devlet başkanı tarafından imzalanan ve vergi kanunlarında değişiklik getiren bir kararname ile ulusal turizm bölgesinde ticari faaliyette bulunan mükelleflere aşağıdaki vergi istisnaları getirildi. Buna göre;
• Söz konusu bölgede bulunan şirketlerin mal satışlarından elde ettikleri kazançlar kurumlar vergisinden istisnadır.
• Bu şirketlerin sahibi olduğu gayrimenkuller emlak vergisinden muaf tutulmuştur.
• Söz konusu şirketler tarafından ulusal turizm bölgesi içinde mal satılması işlemleri katma değer vergisinden istisnadır.
Ekvator: 19 Şubatta Genel Seçimlerle Birlikte Vergi Cennetleriyle İşlemlerin Yasaklanmasına Yönelik Referandum Yapıldı (https://goo.gl/BSqnDu)
Ekvator’da 19 Şubatta genel seçimlerle birlikte vergi cennetleriyle işlemlerin yasaklanmasına yönelik referandum da yapıldı. Politikacıların ve devlet memurlarının vergi cennetleriyle işlem yapmasının yasaklanmasına yönelik referandum sonucunda, söz konusu yasak Anayasa hükmü haline geldi. Bu çerçevede politikacılar ve devlet memurları vergi cennetlerindeki varlıklarını ülkeye getirmek için bir yıllık bir süreye sahip oldular. Söz konusu süre içinde vergi cennetlerindeki varlıklar ülkeye getirilmez ise bu kişiler görevlerinden çekilmiş sayılacaklar.
AB Komisyonu İspanya’nın Yurt Dışı Varlıklarını Bildirmeyen Mükelleflere Uyguladığı Cezaları Orantısız Buldu (https://goo.gl/P7TfPW)
AB Komisyonu İspanya’nın yurt dışı varlıklarını bildirmeyen mükelleflere uyguladığı cezaların yüksek olduğunu ve bunun azaltılması gerektiğini duyurdu.
AB Komisyonu’na göre, İspanya’nın, mükelleflerinden, AB veya Avrupa Ekonomik Alanı’nda (European Economic Area) bulunan varlıklarını kendisine raporlanmasını talep etme hakkı bulunmaktadır. Bununla birlikte söz konusu yükümlülüğe uyulmaması karşılığı kesilen cezalar, cezaya konu fiil ile orantılı değildir.
Komisyona göre söz konusu cezalar İspanya içinde bulunan ancak bildirilmeyen varlıklar nedeniyle kesilen cezaların çok üstündedir. Bu nedenle söz konusu kural, ticari işletme sahiplerinin ve bireylerin AB tek pazarında sınır ötesi şekilde yatırım yapmalarını ve transfer etmelerini engellemektedir.
Komisyon bu çerçevede İspanya’dan gerekçeli görüşünü talep etmiştir. İspanya iki ay içinde Komisyona gerekçeli görüşünü iletmezse Komisyon konunun AB Adalet Divanı’nda görüşülmesini isteyebilecektir.
Güney Kore’nin En Büyük Yabancı Yatırımcısı Cayman Adaları (https://goo.gl/aHgXik)
Bir vergi cenneti ülkesi olarak Cayman Adaları Güney Kore’ye 2016 yılında en büyük yatırımı yapan ülke oldu. Bu durum, yatırılan paranın önemli bir kısmının Güney Korelilere ait olduğu, ancak vergiden kaçınmak için bu kişilerin yabancı yatırımcı şeklinde gizlendiği şüphesini uyandırmaktadır.
Finansal gözetim servisi tarafından derlenen verilere göre, İngiltere’nin deniz aşırı toprağı olan Cayman Adalarından, 2016 yılında Güney Kore’deki yerel pay senetlerine yapılan yatırımın tutarı 8,12 Milyar USD seviyesinde gerçekleşti. Bu rakamı ABD ve Japonya’dan gelen yatırımlar takip etmektedir.
Güney Kore devleti, vatandaşlarının kendilerini vergi cennetlerinde kağıt üstünde şirketler kurarak yabancı yatırımcı gibi göstermelerini engellemeye yönelik bir takım adımlar atmaktadır.
Güney Kore’de yabancı yatırımcılar yerel hisse senedi piyasalarından elde ettikleri bazı kazançlar için vergi istisnalarından yararlanmaktadır. Özellikle ilk halka arzlarda bu istisna önemli bir teşvik unsurudur.
Yunanistan Temettü Stopajları Konusunu Açıklayan Bir Sirküler Yayımladı (https://goo.gl/TDmuOH)
Yunanistan Gelir İdaresi tarafından vergiye tabi faaliyetlerin yanında vergiden istisna faaliyetleri de bulunan kurumlar vergisi mükellefleri tarafından dağıtılan kâr payları üzerinden yapılacak vergi tevkifatını açıklığa kavuşturan 1012/ 2017 sayılı bir sirküler yayımlandı.
Sirkülere göre bir şirketin kâr dağıtımında bulunduğu muhasebe anlamdaki kâr hesaplarında yer alan tutar, kârın vergiden istisna ve/veya vergiye tabi faaliyetlerden elde edilip edilmediğini doğrudan göstermez. Bunun için şirketin dağıtılan kâr payının vergiye tabi faaliyetlerden ve vergiden istisna faaliyetlerden olan kısımlarını ayrıştırması gerekmektedir. Bu çerçevede dağıtılan kârın vergiye tabi faaliyetlerden elde edilmiş olan kısmının vergi tevkifatına konu edilmesi gerekmektedir.
Bu İçeriği Görüntüleyebilmek İçin Aşağıdaki Ürünleri Satın Alabilirsiniz.
İlgili Diğer Yayınlar
Hemen Satın Al
Mart2017
