Vergi Dünyasını Keşfet
Popüler Başlıklar
- Birleşme Bölünme Ve Tür Değiştirme Hallerinde Vergi Uygulamaları
- Yargı Kararı Derlemesi -2: Dar Mükellef Kurumlara Yapılan Ödemelerde Vergilendirme
- Tevsi Yatırımlarda İndirimli Kurumlar Vergisi Hesaplaması
- Dönem Sonu Değerleme İşlemleri
- Avans Kar Paylarının Şirkete Geri Çağrılmasının Vergisel Sonuçları
Vergi Dünyası Hesabım
- Üye Ol
-
Giriş
Yeni Üye Ol
Üye hesabı oluşturarak, daha hızlı alışveriş yapabilir, yeni ve eski siparişlerinizin durumunu güncel takip edebilirsiniz.
Yeni Üye Ol -
Sepetim
Sepetinizde 0 ürün var
- Arama
BİLGİ
BİLGİ
Mart 2001
Vergi Hukukunda Mirasçıların Sorumluluğu
Eski Baş Hesap Uzmanı MEHMET TAHİR UFUK
200
Sepete Ekle
Bilindiği üzere, hukuk sistemimizde mirasa ilişkin hükümler Medeni Kanun’da düzenlenmiş bulunmaktadır. Medeni Kanun’un 439’uncu maddesi mirasta, halefiyeti esas almaktadır.1 Şöyle ki, bir kimsenin birinci derece mirasçıları, onun kanuni halefi olan alt soyu (füruu) dur. Bunlar, “oğlu, kızı, oğulun oğlu. kızın kızı ... gibi.” Ayrıca, usul (baba - ana, büyük baba - büyük ana), sağ kalan eş, evlatlık ve hazine (devlet) kanuni mirasçı olarak kabul edilmiştir. Bunun yanı sıra, ölen kişinin sağlığında vasiyet yoluyla veya miras sözleşmesi yapmak suretiyle mansup mirasçılar tayin etmesi de mümkündür.2
Mirasçı olabilmek için, (tereke açıldığı zaman sağ olmak şartıyla) genel olarak medeni haklardan yararlanma ehliyeti yeterlidir. Medeni haklardan yararlanma ehliyeti ana rahmine düşmekle başlar ve ölümle sona erer. Muristen önce ölenlerin mirası alt soyları (ferileri) vasıtasıyla yani kanuni halefiyet suretiyle mirasçılarına geçer.
Bu İçeriği Görüntüleyebilmek İçin Aşağıdaki Ürünleri Satın Alabilirsiniz.
